Alev Coşkun anlattı: Atatürk Nutuk’u neden yazdı… Suikast ve siyasi ayrılıklar

Cumhuriyet’in kuruluşunun 103. yıl dönümüne sayılı günler kala Cumhuriyet yazarı Alev Coşkun, Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’u neden kaleme aldığını köşesine taşıdı. Coşkun, Cumhuriyet’in ilanından sonra yaşanan siyasi ayrılıkların, devrimlere yönelik tepkilerin ve 1926’daki İzmir suikastı girişiminin Atatürk’ün Milli Mücadele’yi belgelerle anlatma kararında etkili olduğunu belirtti.

Cumhuriyet gazetesinde “Atatürk Nutuk’u Neden Yazdı?” başlıklı yazısında Coşkun, 1924-1926 yılları arasındaki gelişmeleri kronolojik olarak değerlendirdi. Atatürk’ün eski mücadele arkadaşlarıyla yaşadığı ayrılıkları ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki siyasi gelişmeleri ele alan yazar, Nutuk’un yalnızca bir hatırat değil, yeni devletin kuruluş sürecini gelecek kuşaklara aktaran tarihi bir belge olduğunu savundu.

CUMHURİYET’İN İLK YILLARINDA YAŞANANLAR

Coşkun, Cumhuriyet’in ilanından sonraki önemli dönüm noktalarından birinin 3 Mart 1924’te kabul edilen devrim yasaları olduğunu belirtti. Eğitim sisteminin birleştirilmesi ve halifeliğin kaldırılmasıyla başlayan değişimlerin, ülkedeki siyasi ve toplumsal tartışmaları artırdığını ifade etti.

Yazar, aynı dönemde Musul meselesi nedeniyle İngiltere ile yürütülen görüşmelere ve 1924’teki Nasturi ayaklanmasına da değindi.

Milli Mücadele sırasında Mustafa Kemal’le birlikte hareket eden komutanlar arasındaki siyasi ayrılıklar ise yazının üzerinde durduğu bir diğer konu oldu.

Kazım Karabekir’in 26 Ekim 1924’te, Ali Fuat Cebesoy’un ise dört gün sonra ordu müfettişliği görevlerinden ayrıldığını hatırlatan Coşkun, bu gelişmeleri Atatürk’ün beklemediğini ve komutanların tutumunu bir komplo olarak değerlendirdiğini aktardı.

Karabekir, Cebesoy, Rauf Orbay, Refet Bele ve Adnan Adıvar’ın 17 Kasım 1924’te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını kurmasıyla Milli Mücadele kadrosundaki siyasi ayrılık belirginleşti.

İZMİR SUİKASTI VE NUTUK KARARI

Coşkun, Şubat 1925’te başlayan Şeyh Sait İsyanı’nı, ardından kabul edilen Takrir-i Sükun Kanunu’nu ve aynı yıl şapka düzenlemesine karşı düzenlenen gösterileri de ele aldı.

Coşkun’a göre bütün bu gelişmelerin ardından 14 Haziran 1926’da ortaya çıkarılan İzmir suikastı girişimi, Atatürk’ün yaşananları değerlendirmesinde önemli bir yer tuttu.

Suikast planının açığa çıkmasının ardından Atatürk’ün Milli Mücadele’den Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar geçen dönemi belgelere dayandırarak anlatmaya karar verdiğini savunan Coşkun, Nutuk’un hazırlanmasını bu siyasi gelişmelerle ilişkilendirdi.

NUTUK’UN YAZILIŞINA TANIKLIK EDENLER

Coşkun, Nutuk’un hazırlanışına ilişkin Falih Rıfkı Atay ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun tanıklıklarından da yararlandı.

Atay’ın anlatımına göre Atatürk, eser üzerinde kimi zaman gece yarısına, kimi zaman sabaha kadar çalıştı. Yaklaşık üç ayda tamamlanan Nutuk’un 500 sayfayı aşan metni Atatürk tarafından yazıldı. Eserde kullanılan yüzlerce belge de kendisi tarafından derlenerek değerlendirildi.

Atatürk, Nutuk’u 15 Ekim 1927’de başlayan Cumhuriyet Halk Fırkasının İkinci Büyük Kongresi’nde okumaya başladı. Altı güne yayılan konuşma toplam 36 saat 33 dakika sürdü.

NUTUK’UN TARİHSEL ÖNEMİ

Coşkun, Nutuk’un Milli Mücadele’nin belgelerle anlatılması bakımından taşıdığı önemi vurguladı. Yazısında şu ifadeye yer verdi:

“Nutuk, Milli Mücadele’nin belgelere dayalı tarihidir.”

Coşkun’a göre eser, Kurtuluş Savaşı’nın nasıl yürütüldüğünü ortaya koymanın yanı sıra Cumhuriyet’in kuruluşuna ilişkin bilgilerin yanlış aktarılmasının önüne geçmeyi de amaçlıyordu. Coşkun ayrıca Nutuk’ta siyasi ve ekonomik tam bağımsızlık ilkesinin öne çıktığını, Atatürk’ün geçmişte alınan kararları anlatırken gelecek kuşaklara da seslendiğini belirtti.

Nutuk’un 19 Mayıs 1919’dan başlayan ve 1927’ye kadar uzanan gelişmeleri kapsadığını hatırlatan Coşkun, eserin Cumhuriyet’in kuruluş tarihine ilişkin bir belge ve gelecek kuşaklar için yol gösterici olduğunu ifade etti.